By

Büyülü Gerçekçilik üzerine küçük notlar

Büyülü gerçekçilik, gerçek dünyanın içinde olağanüstü olayların doğal bir parça olarak var olduğu anlatım biçimidir.

Olaylar açıklanmaz, sorgulanmaz; karakterler bunları olağan kabul eder.

Bu yönüyle hem gerçekçi hem düşsel, hem tarihsel hem mitiktir.

“Mucizeler günlük hayatın bir parçasıdır. Onlara inanmamak, gerçeği eksik görmek olur.”

— Gabriel García Márquez

Büyülü gerçekçilikte büyü, gerçeğe karşıt değil; onun bir uzantısıdır.

Rüya, hafıza, ölüm, doğa gibi alanlar aynı gerçeklik düzleminde yer alır.

“Bir köyde göğe yükselen kadın, oradaki herkes için yalnızca bir öğle vakti olayıdır.”

Büyülü gerçekçilikte zaman çizgisel değildir.

Geçmiş, şimdi ve gelecek birbiriyle karışır; bir cümlede üçü birden yaşanabilir.

Hafıza, zamanın en güvenilmez anlatıcısıdır.

“Zaman, paslı bir anahtarın dişlerinde sıkışıp kalmıştı.”

Yorum bırakın